ZİYARETÇİ DEFTERİ

Ziyaretçi Defterine Yaz.


Uğur KUM    25 Aralık 2006 12:44
Sayın AYTAM Yetkilileri,

Afyonkarahisar'ımız adına yaptığınız çalışmalar için size şükranlarımızı bildirirken ileride gerçekleştireceğiniz projelerinizdede başarılarınızın sürmesini dileriz.

Afyonkarahisar Tanıtım Portalı
afyonline.org Editörü
Uğur KUM
www.afyonline.org

H.Yücel ÖZEL    20 Aralık 2006 16:10
Sevgili Aytam Dostları..(ve gruptan çıkmayı beceremeyen okuma özürlüler,peşin peşin yazayım: aşağıdaki linke tıklayın ve bu mesajın devamını da okumayın, bundan sonra gelecek mesajları da.

aytam-unsubscribe@googlegroups.com )

Şimdi sadece dostlarla devam edelim:

Armonia'dan gelen mesaja eklenecek bir şey yok aslında. Ben de aynı rahatsızlığı duymaktaydım, Armonia "hislerime tercüman" oldu. Bu arada, bizim memleketimizde neden insanlar olumsuz duygularını aktarmak konusunda hiç üşenmezler de iş bir ortak paydada buluşup birşeyler üretmeye gelince bu denli tembel olabilirler bunu anlamaya çalıştım.

Hayatın durmadan önümüze koyduğu faturalar için durup dinlenmeden koşturma mecburiyeti mi? TV'de dizi izlemeye yeten ama başka hiçbirşeye yetmeyen "boş vakit"lerin azlığı mı? Okuma özürlülüğü mü? "Bundan bana menfaat sağlayan birşey çıkmaz" çapsızlığı-ufuksuzluğu mu? Bunların hepsi mi?

Yoksa birlikte birşeyler yapabilme konusundaki arızalı karakterimiz mi? Sanırım bu mesajın ulaşacağı dostların büyük çoğunluğu benim de dahil olduğum "apartman hayatı"nı sürdüren kişilerden oluşuyordur. Şimdi şu soruyu soruyorum : Apartmanlardaki ortak hayatı sürdürürken şu veya bu konuda kavgasız gürültüsüz, biribirini itham etmeden uygar bir tartışma sonrasında herkesin menfaatına uygun bir iş yapılabilmiş midir?

Atatürk'ün büyüklüğü, bence burada: böyle bir milleti ortak bir hedef etrafında bir araya getirebilmiş olmak.(Bu konuda da arızaların çokluğu göz ardı edilemez, Ali Kemal'ler bugün olduğu gibi o zaman da vardı, korkarım hep var olacaklar.)

Aydın Boysan (seversiniz-sevmezsiniz, o ayrı bir konu ama doğru lafa ne denir?): Geçmişle bağlarını koparmak için "bu ölmektir" demiş.

AYTAM bu anlamda bir tür "kültürel" ölüme direniş, yaşama sarılma anlayışı...


Aytam dostları, gelin hangi gazete kese kağıdı hangisinin adresi var/yok vs. polemiklerini bir kenara bırakalım. AYTAM da zaten biraz da bu kavgaların yarattığı ruhsal ve fiziksel tahribatları onarmak, "durup bir nefes almak" ve "asıl önemli olan ne?" sorusunu sordurmak için var.

Bu sorunun cevabını hep birlikte düşünmeliyiz kanısındayım.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.

H.Yücel ÖZEL

Mete AKALIN    20 Aralık 2006 12:50
Genç hukukçu arkadaşım Sevgili Kadir Daylık'tan beni çok heyecanlandıran bir ileti aldım. Afyonkarahisar'ın yerel tarihi ve AYTAM projesi sizin de ilginizi çekecektir umarım..Henüz baştan sona hızlı bir gözatma fırsatını bulabildim. Gece daha ayrıntılı okumaya çalışacağım..Sizle de paylaşmak istedim.. Bunlar çoğalarak çok renkli ortak kültürümüzün kilometre taşlarını oluşturuyor bence...

Hepinize selamlar..sevgiler..

Mete Akalın

Mutlu ÖZTÜRK    20 Aralık 2006 12:48
Yıllar önce binayı aldığını söylediğinde ne yapacağını tam anlayamamıştım. Geçen gün kokteylde anlattıkların da yetmemiş demek ki... web sayfasının tamamına baktım ve hatta okudum.
Helal olsun diyorum...
Benim ne yardımım olabilir bilmiyorum? Afyon'lu tanıdık çıkarsa mutlaka bahsedeceğim.
Selamlar
MUTLU

Musa BURSALI    18 Aralık 2006 10:12
Sevgili Kadir, Değerli Aytam Dostları...

Aytam''ın bültenlerini her açtığımda ikilem içinde kalıyorum.Aytam kanalıyla bizlere ulaşan özgün bilgiler ve dökümanlarıbir an önce okuma ve öğrenme heyacanı içinde mesajları açarken, her seferin de karşıma çıkan zengin, köklü tarihsel birikimin, araştırılması, ortaya çıkarılması ve bugünün kuşaklarına ulaştırılması konusunda ki tembellikten utanıyorum.

"Akamas''ın Şehri Şuhut" başlıklı kitabın
tanıtıldığı bülten i okuduğumda Şuhut''lu bir hemşehriniz olarak daha fazla utandığımı itiraf etmeliyim.Doğduğumuz, büyüdüğümüz, kültürüyle bezendiğimiz ve üzerinde yaşadığımız bu tarihi zenginliklerin ortaya çıkarılmasında, tanıtılmasında ve gelecek kuşaklara aktarılmasında çok daha fazla çaba göstermemiz, beraber çalışmanın sinerjisini ortaya çıkarmamız gerektiğine inanıyorum. Zamanında 20 şehire başkentlik yapmış olan Sinada, milattan 3500 yıl önce başlayan kültür birikimini; Şuhut olarak, Kurtuluş Savaşında, ulusuyla bütünleşen Yüce Atatürk''ün emperyalist işgalcilere hadlerini bildirdiği Büyük Taarruz''a ev sahipliği yaparak taçlandırmıştır.

Uzun çabalar sonucunda, (Afyon''dan ayrıldığını üzülerek öğrendiğim) değerli valimiz Muzaffer Dilek''in katkılarıyla, restore edilen, 24-25 Ağustos, 1922 de Atamız ve Arkadaşlarının konakladığı ev bugün "Atatürk Evi Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır.

Değerli Aytam Dostlarını, 24 - 25 Ağustos''larda her yıl geleneksel olarak yaptığımız, Şuhut - Kocatepe Zafer Yolu Yürüşüne katılmaya ve "Şuhut Atatürk Evi" müzesini gezmeye
davet ediyorum. 26 Ağustos sabahının 5.30 unda, emparyalist işgalcilerin yüreklerini hoplatan,
Türk Ulusu nun göğsünü kabartan, top seslerinin eşliğinde Kocatepe\''de buluşmak üzere,

Sevgiyle, sağlıkla kalın.

Musa BURSALI


111
Ziyaretçi defteri kaydı var.
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 »

EasyBook