ZİYARETÇİ DEFTERİ

Ziyaretçi Defterine Yaz.


Seçkin Köse    28 Kasım 2006 23:00
Sevgili Kadir Bey,

Yapmış olduğunuz fevkalade önemli kültürel faaliyetinizi en içten
dileklerimle kutluyorum. Amatörce yaptığınız bu güzel sosyal faaliyetinizi
ne kadar takdir etsem azdır.

Değerli Dostlarımızdan da, gruptan çıkma gibi düşünceleri olduğunda, bu
değerli arkadaşımızı üzmeden, ayıracakları 30 saniyelik zamanla kendilerini
hemen grubun dışına alabilirler. Bunuda bahsettiğimiz 30 saniyeyi yakalayıp,
sessiz ve önemli bir hoşgörü içinde yaparlarsa, AYTAM'a gönül vermiş
insanıda üzmemiş olurlar.

Bu vesile ile tüm dostlara, sağlık, başarı ve huzur dolu günler dilerim.

Aytam hayranlarından

Seçkin KÖSE

Tamer Bilgiç    20 Kasım 2006 23:00
Tamer Bilgiç'ten.

Ankara'da Atatürk Kültür Merkezi'nde Artforum Ankara Sanat Fuarı var.
Resimler Kavaklıdere Sanat Galerisi standında.Gruptan Ankara'da oturanlar
varsa görmelerini arzu ederim sanat adına. Zaten bir çok hemşerinizle
tanıştım. Aşırı mutlu oluyorum.
Mutlu kalın.......

Kadir Daylık    04 Kasım 2006 23:00
Sevinerek bildirelim ki AYTAM'a ilgi giderek artıyor.

İstanbul'dan Zuhal Zorluer sergilenmek üzere tarihi bir radyoyu AYTAM'a
bağışlamıştır. Kendisine teşekkür ediyoruz. Radyo'nun sergilenmesi sırasında
bağışlayanımızın adı soyadı ve yer almasını istedikleri açıklamalar nesnede
belirtilecektir. Teşekkür belgesi, süresiz AYTAM Dostu kartı ile bağışlanan
nesnenin sergilendiği yerdeki fotoğrafı ve yer aldığı katalogların
gönderilmesi konusu not alınmıştır.

İstanbul'dan Sema Taşpınar da sergilenmek üzere bir bakır tepsiyi AYTAM'a
bağışlamıştır. Kendisine teşekkür ediyoruz. Tepsinin sergilenmesi sırasında
bağışlayanımızın adı soyadı ve yer almasını istedikleri açıklamalar nesnede
belirtilecektir. Teşekkür belgesi, süresiz AYTAM Dostu kartı ile bağışlanan
nesnenin sergilendiği yerdeki fotoğrafı ve yer aldığı katalogların
gönderilmesi konusu not alınmıştır.

AYTAM Afyonkarahisar Yerel Tarih Araştırmaları Merkezi

Akif Saklıca    03 Kasım 2006 23:00
Sayin Ibrahim Kazal;

Mektubunuzda yazilanlari zevkle okudum.Bir süre önce Can Dündar'in yazdigi
bir yazida da benzer bir olaydan bahsediliyordu fakat o yazida olayin
kahramanlarinin Afgan oldugu belirtiliyordu.Yazinin ilgili bölümünü asagida
bulabilirsiniz.Acaba buda farkli bir olaymidir yoksa aynisimi?

Saygilarimi sunuyor ,esenlikler diliyorum.

Akif SAKLICA

IDEAL DIS TIC. A.S.

ARMONIA
STONE & GLASS ART

Asagida, Can Dündar'in yazisi.

Taliban "ABD savas açarsa cihat ilan ederim" deyince Gül Muhammed'le, Molla
Abdullah'i animsadim.
Onlar da Afgandi.
85 yil önce bir baska "haçli seferi"ne karsi cihat bayragi açmislardi.
1914'te Britanya, Osmanli'ya savas ilan edince Halife Sultan Resat da,
dünya Müslümanlarina cihat çagrisi yapmisti.
Bu çagri okyanuslar asarak, Avustralya'da Broken Hill kasabasinda 40
yasindaki Gül Muhammet'le 60 yasindaki Molla Abdullah'a kadar ulasti.
ikisi de Avustralya'ya Ingiliz Hindistani'nin kuzeybatisindan (bugünkü
Pakistan) göçmüstü. Renkleri ve dinleri nedeniyle dislandiklarina
öfkeliydiler.
Avustralyalilar askere yazilirken onlar da Avustralya'ya cihat açti.
1 Ocak 1915 Cuma sabahi tüfeklerini ve dua kitaplarini boyunlarina asip
tren yolunda bir tepeye Osmanli bayragi çektiler. Tren gelince de domdom
kursunu yagdirdilar.
Saldirida 2 sivil öldü, 7 kisi de yaralandi. Ancak yolcular, savasa
giden askerler degil yeni yil kutlamasi için piknige giden sivillerdi.
Hemen bir "sürek avi" baslatildi. Saldirganlar kistirildi. 3 saatlik
çatismada ikisi de öldürüldü. Olay yerinde Molla Muhammet'in biraktigi
Urduca notta su cümle yaziliydi:
"Bunu yaptik, çünkü halkiniz ülkemle savasiyor".

* * *

Saldiri gecesi öfkeli Avustralyalilar, intikam için saldiracak yer
bulamayinca Osmanli'nin müttefiki Almanlarin kasabadaki kulübünü basip
milliyetçi marslar esliginde atese verdi.
Osmanli tebaasini herkes Türk sandigindan gazeteler "2 Türk'ün katliam
atesi" basligiyla çikti.
Bölgedeki Müslümanlar öyle korktular ki, dindaslarinin cenazesini
kaldirmaya yanasmadilar. Cesetler çevrede belirsiz bir yere gömüldü.
Olaydan sonra yükselen milliyetçi duygular, çok sayida gencin savasmak
üzere orduya katilmasina neden oldu.
Birkaç yil önce Sidney'de Polis Müzesi'ni gezdigimde Muhammet ve
Abdullah'in ayyildizli bayragini, dua kitabini ve tüfeklerini görmüstüm.
Avustralya, bunlari kitadaki tek savasin kötü anilari olarak
sakliyordu.

İbrahim Kazal    03 Kasım 2006 23:00
Sayin Akif bey
Adi gecen iki kahramanin cebinden cikan notta("Bunu yaptik, çünkü
halkiniz ülkemle savasiyor???) Oysa o denem Australia ne Hindistana
nede Pakistana savas acmamis,Osmanliya savas acmisti.
Adi gecen ne iki kahraman ne de bunlarin kullandigi melzemeler Sydney
Polis muzesinde degil su an asker tarafindan korunana Sydneye 250 km
uzakta karli daglarda bulunmaktadir.mezarlari'da ayni yerdedir.
Bu iki kahraman eger hintli ise,hinditanla almanya ittifak halinde
degil,Osmanli ile ittifak halinde idi,o zaman australia halkinin alman
kasabalarini atese vermemeleri gerekiyordu,oysa bu iki kahramanizmiz
Turk oldugu icin ve almanyaninda Osmanli ile ittifak halinde oldugu
icin alman kasabalari atese verilmistir.
Sozde ermeni soykiriminda oldugu gibi bu iki kahramanimizin olayindada
tarihi bir saptirma vardir.
Hindistna devlet yetkilileri bile bu iki kahramanin,Hintli degil Turk
olduklarini kabul etmektedir.
Saygilarimle
Ibrahim KAZAL


147
Ziyaretçi defteri kaydı var.

EasyBook